Kadın Nereliymiş ?

Fıkrayı aynen sizde de aktarıyorum. Daha doğrusu bu bir fıkra değil, emniyet kayıtlarına geçmiş bir olay imiş…
Olay şöyle… Hem de Kayseri’de yaşanmış.
Hırsızın biri, bir evin Çatısına çıkmış ve anten kablosunu kesmiş. Evin reisi de tam TV’ye dalmışken yayın kesilince televizyonunu biraz kurcalamış, “Bozuldu herhalde” diyerek yatmış.
Ertesi gün adam işe gittikten sonra hırsız zili çalıp adamın karısına,”Yenge, beni abi gönderdi, televizyon bozuk, alın da bir bakın dedi” demiş…
Saf kadıncağız da televizyonu vermiş. Akşam adam eve gelince televizyonu görememiş. Karısından olayı öğrenince şaşkına dönmüş tabii.
Adam, o hafta sonu balkonda keyif yaparlarken hırsız aşağıdan ıslık çalarak ve onlara bakarak sokaktan geçmiş. Kadın hırsızı tanımış ve “Bak bey! Televizyonu çalan adam iste buydu” demiş…
Adam bunu duyunca pijamalarla adamı kovalamaya başlamış. Beş dakika sonra diğer hırsız adamın evine gelip, karısına "Yenge, ben polisim, abi hırsızı yakaladı… Simdi karakoldalar. Pantolonuyla, cüzdanını istiyor" demiş ve kadın da cüzdanı ve pantolonu vermiş normal olarak.
Diğer yandan adam hırsızı uzun bir saat kovaladıktan sonra kan ter içinde eve dönmüş…
Veee….
Yine şaşkına dönmüş…
Artık adam karısına ne yapmış, orası bilinmiyor!…
Ankara merkezli “Kayseri İl Yardım derneği” adında bir derneğimiz var. Derneğimiz zaman zaman faaliyetleri içerisinde Ankara ve Kayseri’dekiler ile Kayseri dışındaki hemşerilerini bir araya getirir.
Yine böyle bir toplantıdan sonra, toplantıya katılanlardan Sayın Kamil BAŞKAL, ertesi gün Kayseri’den telefonla aradı. Önceki gün kendilerine gösterilen misafirperverlikten dolayı teşekkür ettikten sonra “Biz de Kayseri’de ‘Kayserililer Derneği’ kuracağız, iyi oluyor” dedi.
Ben, bir gün önce dostlarımızla geçirdiğimiz güzel günün halen etkisi altında “Yaaa… Ne güzel olur” dedim.
Aradan bir saat geçtikten sonra aklım başıma geldi. Bu Kamil BAŞKAL benimle kafa mı buluyor? Kayseri’de “Kayserililer Derneği” mi olurmuş!…
Tabi hemen telefona sarıldım ve Kamil BAŞKAL’a “Benimle kafa mı buluyorsun? Kayseri’de ‘Kayserililer derneği’ olur mu” dedim.
Cevap çok ilginç idi…
“Kayseri, o kadar çok göç aldı ki, Kayseri’nin yerlisi kendi memleketinde dernek kuracak kadar azınlık kaldı.”
Verecek cevap bulamadım “İyi… O zaman buradan yetki versinler, bari şubesini açın” diyebildim.
Bu gerçeği anlattıktan sonra “Kayseri’lilere bir kastım yok” diye fıkra gönderen Sayın Şakir KARPAT’a ve bu fıkraya dayanarak bıyık altı gülümseyenlere bir sorum var.
Bir; acaba adam Kayseri’nin yerlisi mi?
İkicisi; hadi yerlisi diyelim, acaba eşi Kayseri’nin yerlisi mi?
Üçüncüsü; hadi diyelim ki her ikisi de yerlisi…
Abi… Eskiden Kayseri’de böyle şeyler olmazdı. Herkesin kapısı eskiden ardına kadar açık olurdu… Ne bileyim ben, zaman ve zemin değişti herhalde…
12 NİSAN 2008


haha ilk olay mükemmelmiş..:D:Dtşkler artistbaron.